24 Eylül 2013 - 20:30
İran’dan son gelişmeler

Geçen hafta İran gelişmelerinin ana başlıklarını Irak’ın Baas rejiminin dayattığı savaşın 33. Yıldönümü çerçevesinde kutsal savunma haftası etkinliklerinin başlaması, Cumhurbaşkanı Ruhani’nin 68. BM Genel Kurul zirvesine katılmak üzere New York’a gitmesi ve Ankara ile Tahran yetkililerinin önemli istişare görüşmeleri oluşturdu.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Yine geçen hafta İran’ın ilk nükleer santrali Pazartesi günü İranlı uzmanlara teslim edildi. İAEK başkanı Ali Ekber Salihi santralin geçici teslim süresi iki yıl veya 7 bin saat çalışmadan ibaret olduğunu ve bu süre içerisinde Rus müteahhit firmanın garantisi altında bulunduğunu, iki yılın sonunda İran’a daimi olarak teslim edileceğini kaydetti.

 Buşher; Nükleer santralinin nihai testlerine iki hafta önce başlandığını ve çok iyi ilerlediğini belirten Salihi, iki yıllık garanti süresince bazı Rus uzmanların santralde bulunacağını ve onların istişarelerinden ve teknik yardımlarından yararlanılacağını vurguladı.

 Buşher Nükleer santralinin geçici teslim protokolü, Salihi ve Rus müteahhit firmanın başkanının katıldığı törende imzalandı. Geçen hafta Ortadoğu’nun en büyük ve en modern Nükleer Tıp Merkezi İran’ın kutsal kenti Meşhed’de hizmete girdi. Bundan böyle Rezevi hastanesi bölgenin en ileri teknoloji ile donatılmış kanser teşhis ve tedavi merkezi olacak.

7 özel ameliyat odası bulunan Rezevi hastanesi en gelişmiş teçhizatla ameliyat sırasında Almanya ve Amerika’nın en iyi tıp üniversiteleri ile irtibatta olabilecek. Nükleer Tıp Merkezi’nin açılışına katılan meclis başkanı Ali Laricani, bu merkezin İran milletinin, barışçıl nükleer haklarını düşmanların baskılarına karşı savunmanın meyvesi olduğunu belirtti. İran’ın UAEK daimi temsilcisi Rıza Necefi, ajansın yapısının düzeltilmesine vurgu yaparak yönetim kurulu üye sayısı ve BM’ye bağlı bu kurumun daimi üyelerinin yeniden gözden geçirilmesini istedi.

Geçen hafta Viyana’da düzenlenen 57. UAEK yıllık konferansında konuşan Necefi, konferansın genel bir oturum olduğunu ve tüm üyeleri kapsadığını, oysa yönetim kurulu üye sayısı sınırlı olduğunu, ayrıca bu iki erkânın yetki ve görevleri arasında uyum bulunmadığını, genel konferansın kararları genellikle yönetim kurulunun onayına bağlı olduğunu veya sadece tavsiye niteliği taşıdığını, bu yüzden bu iki erkanın görev ve yetkileri yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

 Necefi bunun için tüm üyelerin katılımı ile bir istişare grubu oluşturulmasını, bu grup konu ile ilgili tüm önerileri değerlendirmesini istedi. Necefi’nin önerisi Küba, Venezüella, Pakistan, Cezayir, Ekvador, Nikaragua, Mısır ve Lübnan gibi bazı ülkelerce desteklendi. İran ikinci kez konferansa UAEK’nın yapısının gözden geçirilmesini öneriyor. Cumhurbaşkanı Ruhani geçen hafta kutsal savunma haftası dolayısıyla İmam Humeyni (ra) türbesi karşısında düzenlenen muhteşem askeri geçit töreninde yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.

Ruhani şöyle konuştu: İran büyük bir devlet ve güçlü bir inkılapçı medeniyeti olan bir ülkedir. Bu yüzden küresel güçlere İran milleti ile zor ve tehdit dili ile konuşmamalarını tavsiye ederim, çünkü tehdit ve savaş ve diplomasi yan yana anlamı olmaz ve hiç bir mantıklı ve hür millet tehdit ve diplomasi seçenekleri aynı masada yan yana kabul etmez. Ruhani konuşmasını şöyle sürdürdü: İran milleti kitle imha silahları değil, kalkınma ve ilerleme peşindedir ve bu yüzden sürekli NPT çerçevesinde adım atmış ve bu anlaşmaya bağlı kalmıştır.

 İran İslam Cumhuriyeti Batı ile nükleer meseleyi çözümlemek için önşartsız müzakereleri sürdürmeye hazırdır. İran karşı tarafın da eşit konumda ve karşılıklı saygı ve çıkar çerçevesinde bu arenaya girmesini beklemektedir. Cumhurbaşkanı Ruhani kutsal savunmanın değerlerine işaret ederek İran silahlı kuvvetleri bölgede güvenlik ve istikrarın etkeni olduğunu, İran asla komşularına yönelik tehdit olmadığını kaydetti. Ruhani ayrıca, İran Silahlı Kuvvetleri’nin yüksek gücü caydırıcılık ve savunma amaçlı olduğunu vurgulayarak İran saldırı ve savaş kurbanı olduğunu ve bu yüzden savaşı kötü ve zararlı gördüklerini, ancak gerektiği takdirde savaşı kötü gördükleri kadar saldırıya karşı savunmayı da gerekli ve kaçınılmaz bildiklerini ifade etti.

Kutsal savunma haftası dolayısıyla düzenlenen askeri geçit töreninde İslam inkılabı muhafızlar ordusunun örnek birlikleri kara, deniz, hava ve uzay alanlarında savunma gücünü yansıtan en yeni kazanımları ile gözleri kamaştırdı. Askeri geçit töreninde ayrıca Hatem-ul enbiya (sav) Hava Savunma Karargâhı da en yeni ve en modern teçhizatından örnekler sundu.

 İslam inkılabı muhafızlar ordusu hava uzay birliği ise askeri geçit törenine çeşitli kısa, orta ve uzun menzilli ve balistik füzeleri ile izleyenlerden büyük alkış topladı. Askeri geçit törenini İran’da bulunan yabancı ülkelerin askeri ataşeleri de izledi. Cumhurbaşkanı Ruhani geçen Pazar günü 68. BM Genel Kurul Zirvesi’ne katılmak üzere New York’a gitmeden önce İslam inkılabı rehberi Ayetullah Hamanei ile görüştü. Görüşmede rehber, Dr. Ruhani’yi başarı dileğinde bulundu. Ruhani daha sonra Pazartesi günü New York’a gitti.

Ruhani New York’ta dünya milletlerine İran’ın mesajını ve açık öneriler sunacağını kaydetti. Ruhani bundan önce bazı ellerin İran milletinin imajını farklı göstermeye çalıştığını, şimdi ise kendisi İran milletinin kültürlü ve medeniyet sahibi bir millet olduğunu ve İran’ın bölgede istikrar odağı olduğunu söyleyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Ruhani kutsal savunma haftası dolayısıyla düzenlenen askeri geçit töreninde de yaptığı konuşmada; İran milleti kitle imha silahları değil, kalkınma ve ilerleme peşinde olduğunu belirterek İran İslam Cumhuriyeti şimdiye kadar kitle imha silahlarını yasaklayan tüm konvansiyonlara ve özellikle NPT anlaşmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Ruhani, ancak İran başta uranyum zenginleştirme hakkı olmak üzere nükleer alanda barışçıl haklarından asla geri adım atmayacağını vurguladı. Ruhani ayrıca İran milletini yaptırım ve baskı veya savaş tehdidi ile teslim olmaya zorlamanın mümkün olmadığını, İran milleti ile ancak teamülle, eşit konumda ve karşılıklı güven ve saygı çerçevesinde diyalogla ve husumetleri bir kenara bırakmakla konuşmak gerektiğini ifade etti. Ruhani İran yönetimi yapıcı teamül çerçevesinde Batı’nın her türlü olumlu ve anlamlı tutumuna olumlu tepki vermekte kararlı olduğunu vurguladı.

 Ve son olarak geçen hafta Tahran bölgesel istişarelerin merkezi olmayı sürdürdü. Bu çerçevede İran’ı ziyaret eden Türkiye meclis başkanı Cemil Çiçek ve İranlı mevkidaşı Ali Laricani, Suriye krizinin çözümü için siyasi yollara vurgu yaptı. Çiçek'in ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren İran meclis başkanı Laricani, İran ile Türkiye'nin birçok meselede istişare ettiğini ve ortak görüşe sahip olduğunu ifade ederek, "Özellikle de bölgede var olan çirkin oluşum terörizm karşısında kardeş ve dost ülke Türkiye ile aynı tutumu benimsememiz oldukça sevindiricidir.

Terörizmle mücadele her iki ülkenin öncelikleri arasındadır" dedi. Laricani, İran ile Türkiye arasındaki yaklaşık 20 milyar dolar olan ticaret hacminin iki ülke parlamentosunun işbirliği ile 30 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini ifade etti. Türkiye Meclis Başkanı Cemil Çiçek de açıklamalarında olumlu mesajlar verdi. İki ülke arasındaki ilişkileri geliştirme ve ilerletme yolları üzerinde konuştuklarını ifade eden Çiçek, iki ülke parlamentosuna bu anlamda büyük sorumluluk düştüğünü kaydetti. Çiçek, "Türkiye hiçbir zaman kan dökülmesini arzulamaz, ancak maalesef Türkiye'nin tüm barışçıl çabalarına karşı bugün gelinen nokta kabul edilemez. Allah'ın ismi kullanılarak, 'Allah-u Ekber' diyerek insanlar katlediliyor, işkenceler yapılıyor, Tüm bu olanlara seyirci kalmak bu suça ortak olmaktır. Ümit ederiz bu şiddet en kısa zamanda son bulur. Bu noktada kim ne yapacaksa şimdi bunun tam zamanıdır." diye konuştu.

Çiçek, İran ve Türkiye arasındaki ilişkinin bölge için örnek olduğunu da hatırlattı. Resmi ziyaret için Tahran'a gelen Çiçek ayrıca İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'yle bir araya geldi. Ruhani, iki komşu ülke İran ile Türkiye'nin bölgedeki ortak çıkar ve hedeflerine değinerek, Radikalizm, Terörizm ve mezhepçi ihtilafların tırmandığını ve bölgede her iki ülke için tehlike oluşturduğunu, Suriye'de kriz ve iç çatışmanın hiçbir tarafın lehine olmadığını, bu yüzden Tahran ile Ankara'nın bu konular üzerinde birbiriyle net şekilde istişare yapması gerektiğini vurguladı.

 Görüşmede Cemil Çiçek de, İran'ın yeni Cumhurbaşkanı'yla görüşen ilk Türk yetkili olduğuna dikkat çekerek, Ruhani döneminde ikili ilişkilerin daha hızlı gelişeceği temennisinde bulundu. Çiçek, Türkiye'nin dış politikasının temelini savaş ve akan kanın durması, sorunların diyalogla çözümlenmesi oluşturduğunu sözlerine ekledi.